Pages

Kara Çocuk

       Küçük insanların büyük mutluluğu diye bir şey var, bilen bilir. Bizim Kara çocuk, dünyanın en kenar mahallesinde; hayat kavgasını veren mutlu insanların en güzel örneğidir. Kötü huyları da yok değil hani. Ama olsundu, kimsenin hakkını yemiyordu.


    İskemleye çıkmış, boynuna ipi geçirmiş bizim kara çocuk günün birinde ve  çok sancılı bir gecenin sabahında. Sonrasında hepimizin bildiği o malum sahne; ezan sesi duyulur, ve o ''ben ne yapıyorum?''  demeler.

''Seni o iskemleye çıkaran acı nedir, Kara çocuk?'' diye sormama fırsat vermeden anlatmaya devam etti.

''Kız meselesi. Bundan onbeş yıl evvel eğer o iskemleye vursaydım tekmeyi, şuan okunan bu ikindi ezanıyla o günü yad edemeyecektim. Bizim amca oğlunun yanında işe başlamıştım diye devam etti Kara çocuk. İlk gün! İşe başladığım  ilk gün, onu gördüm. Beraber  çalışıyoruz. Tabi bir samimiyetimiz yok uzaktan uzağa günaydınlar, iyi günler... Benim vücuduma soğuk duş aldıran terler ise  yanıma geldiği an oldu. Heyecandan kaynaklanan bir durum değildi ne yazık ki! Parmağında ki yüzüğü gördüğüm an, bu tepkiyi vermişti tüm hücrelerim.''

-E ne yaptın peki Kara Çocuk?

'' Amca oğluna sordum. Evli mi?''
 ''Evli'' dedi.

''Kendime bile henüz açamadığım mevzuyu kapatma gereği duymuştum. Günler, aylar sonra iki iyi arkadaş olmuşuz. Ama onun için iyi gitmeyen hatta hiç gitmeyen şeyler varmış. Ara ara evliliğinin yürümediğinden söz ederdi. Eşinin onunla hiç ilgilenmediğinden çoğu kez eve dahi gelmediğinden şikayet ederdi. Bize gelip anneme yardım ettiği çok olurdu. Bundan eşinin haberdar olup tepki göstermemesi beni ''böyle koca olmaz olsun'' dedirtmiş  ve bir yandan  ''acaba  olur mu'' diye ümit vermiyor değildi hani''

''Onunda, bu evlilikten kurtulma fikri mutlu etmişti konuyu açınca kendisine. Ayrılmamıza sebep olan ise  anne, babasının  buna karşı çıkması oldu. Ne kadar direndiysem de ikna edemedim onu. Ve onu ikna edemeyeceğimi anladığım gün yani iskemleye çıkmaya karar verdiğim günün gecesi müthiş bir ızdırapla geçti. Dayanamıyordum. Şimdiye kadar böyle bir acı yaşamışlığım yoktu. Sonrasında ezan sesi beni içine düştüğüm acının içinden kurtardı. ''

-O günden sonra onu hiç gördün mü?
+Evet, bizim semt pazarında  annesiyle gördüm.Beni ilk fark eden Annesi oldu ve ''bak! bak! senin ki'' dedi.


Bizim Kara çocuk şimdilerde,  ailesini bir kaza sonucu  kaybeden bir kadına eş ve ailesinin bakmaya gücü yetmeyen ciddi bir hastalığı olan, tedaviye muhtaç sarı çocuğa babalık yapmakta. Bizim kara çocuk ve minik oğlu Sarı çocuk  ailesiyle, küçük evlerinde mutlu ve huzurlular.....





Elif Deniz

Fikirleri kutsamaya gerek yok. Birbiriyle çarpıştırmayacaksak fikir sahibi olmanın ne anlamı var?

8 yorum:

  1. Ne desem bilemedim.Hayırlısı olsun inşaallah.,.

    YanıtlaSil
  2. Offf dedim okurken hatta derin bir iç çektim nerden bakıp ne desem olmayacak.. Bazen yazsam da kelimeler yetmeyecek.

    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. Heyy deep ben burdayım. Vize ve Final sınavlarımın ard arda gelmesinden ve yeni taşındığımız evimizde iki aydan fazla bir süredir internetimin aktifleşmemesi yüzünden bloguma giremiyorum. Mobilden takip etmek çok zor. Ve ben buraları ve sizi çook özlemiş bulunmaktayım deep. Umarım internetim bağlanır da en kısa zamanda aranıza dönerim. Kocaman sevgiler deep

      Sil
    2. sevindim iyisin. görüşürüüüüz :)

      Sil
  4. Deeptonenin kitap çıkaran bloglarla ilgili yazısına istinaden sizi de listeme aldım :) Başarılar diliyorum :)

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar hoşgelmişsiniz :) güzel dilekleriniz için teşekkürler

    YanıtlaSil